Tedaviye Rağmen Düzelmeyen Yüksek Tansiyon Depresyon Habercisi
Haber tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 25 Ocak 2012 11:20



Yüksek tansiyon olarak belirlenen hastalığınız depresyon başlangıcı olabilir.

Depresyon, kendine özgü belirtileri sahip, toplumun önemli bir kısmını, daha çok da kadınları etkileyen ciddi bir ruhsal sorundur. Depresyon belirtisi gösteren kişinin yakın çevresinin, bu duruma karşı duyarlı  olması gerekir. Kişinin kendini sürekli biçimde mutsuz, keyifsiz hissetmesinin, önceden  zevk aldığı ve severek yaptığı etkinliklerden aynı zevki alamamasının, zihninin  olumsuz düşüncelerle yoğun olmasının ve geçmişe dair suçluluk duygularıyla  geleceğe dair bir beklentisi kalmadığı hissi, önemli depresyon bulgularıdır.  “Bunun dışında halsizlik, enerji kaybı, düşünceleri  yoğunlaştırmada ve dikkati toplamada güçlük, unutkanlık, uyku ve iştah  düzensizliği, cinsel ilgide azalma, çabuk öfkelenme, tahammülsüzlük, bedensel  hastalıkların ortaya çıkması ya da var olanların şiddetlenmesi, ölme isteği ve  intihar girişimleri en önemli belirtileridir”

Bu belirtilerin önemli kısmının en az 15 gün devam etmesi halinde klinik  olarak değişen şiddette depresyondan söz edilebilir, bu  durumda bir uzmana başvurulmalıdır. Depresyon; çocuk, ergen ve yaşlılarda kişilik, huy, davranış değişiklikleri  ve bedensel belirtilerin görülmesi ya da var olan bedensel belirtilerin  şiddetlenmesi şeklinde ortaya çıkabilir.

Kişiler, sakinken birden her şeye kızıp, çabuk öfkelenebilir,  tahammülsüzlük gelişebilir. Çocuk ve ergende içe kapanma, hırçınlık olabilir.  Bedensel hastalıklardan bir kısmı artan stresin etkisiyle olumsuz bir gidiş  gösterebilir. Örneğin baş ağrıları, sırt ağrılarında artış olabileceği gibi,  tedavi altındaki hastaların, yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi tıbbi rahatsızlıklar,  kişi tedavisini aksatmamasına karşın düzelemeyebilir.

Dikkat dağınıklığı ve unutkanlık depresyonla beraber gelişen önemli  zihinsel problemler olup, özellikle çalışan kişilerin ve öğrencilerin günlük  yaşamını etkileyerek, kişinin zaten kendisi, çevresi ve geleceğiyle ilgili  olumsuz olan düşüncelerine, yetersizlik duygu ve düşüncelerine katkıda bulunur.  Uykusuzluk ya da sürekli uyuma isteği de dikkat bozukluğu ve unutkanlığı  artırabilir.”

Her yaşta ve her mevsimde görülebilen depresyonun, kışın gelişen bir tipi bulunduğunu, hatırlatmak isterim. Uykuda salınan “melanin” hormonunundaki günlerin kısalmasıyla oluşan dengesizliğin, bu durumun önemli faktörlerinden biri olduğunu bilmekteyiz. Depresyon oluşumunu sadece tek bir nedenle açıklanamaz “Genetik nedenlerle, ailesel yatkınlığın yanı sıra, stresli yaşam  olayları ve kişinin strese yanıt verme biçimi, yani olayları algılama,  değerlendirme, yorumlama şekli, kişilik özelikleri de depresyona neden olabilmektedir”  Bazı depresyon belirtilerinin yanı sıra, kişiyle yapılan görüşme sonrası depresyon tanısı  konulması halinde, hekim tarafından “antidepresan”   ilaçlar tedavi sürecine başlanır, ilaç seçiminin mutlaka  hekim tarafından belirlenmesi, diğer kullanıcıların kendisine iyi geldiğini  söylediği bir ilacın kullanımından kaçınılması gerekir. Genel olarak tıpta en güvenli ilaçlardan  olan antidepresanlar bağımlılık yapmıyor. Ancak ilk başlandıkları birkaç hafta  boyunca baş ağrısı, mide bulantısı gibi geçici yan etkileri olabiliyor. Depresyon  tedavisinde ANTİDEPRESANLAR en az bir yıl kullanılır ve bu süre içinde belli aralıklarla hekime  muayeneye gidilmesi gerekir. Görüşmelerde ilacın etkisi kadar, yaşamı  etkileyen stres faktörleri de ele alınarak kişiye destek olunmaya çalışılır.




 



728x90


Yorum ekle

Yapacağınız yorumlar için teşekkürler. Yorumunuz admin tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile