Çocukların Yıkılan Dünyaları 'Pedofili Nedir'
Haber tarafından yazıldı.   
Pazar, 28 Ağustos 2011 16:21



Küçük yaştaki çocuklara cinsel davranışlarda bulunma (pedofili) hakkında bilinmesi gerekenler.

Amerikalı Beden Öğretmeni Pamela Rogers; okulun spor salonunda antrenman yapan 13 yaşındaki erkek öğrencisinin yanına yaklaşıyor. İsmini sorduktan sonra; "Demek ki seninle ilgili söylenenler doğruymuş. Gerçekten çok tatlısın!" diyor. O zamanlar 28 yaşında olan evli öğretmen, şaşkınlık içerisindeki öğrencisini okul çıkışında kendisiyle buluşmaya ikna ediyor. Pamela Rogers ve henüz 13 yaşında olan öğrencisi arasında başlayan şakalaşmalar, iltifatlar, gizli buluşmalar ve mesajlaşmalar; Rogers'in eşi evde olmadığı zamanlarda bir çok kez öğrencisi ile cinsel ilişkiye girmesiyle sonuçlanıyor. Üç ay boyunca devam eden ilişkileri; çocuk yaştaki öğrencinin annesinin, oğlunun telefonunda cinsel içerikli mesajlara rastlamasıyla ortaya çıkıyor.

pedofili sübyancılıkPamela Rogers; 2005 yılında reşit olmayan erkek çocuğuna 15 kez cinsel istismarda bulunmak ve 13 kez tecavüz etmekten yargılandı. Bu süreç içerisinde eşinden boşanan Rogers, dokuz ay hapis yattıktan sonra iyi halden serbest bırakılıyor. Ancak bütün olanlara rağmen öğrencisinin peşini bırakmamakta ısrar ediyor ve hapisten çıktıktan sonra onu takip etmeye devam ediyor. "Hiçbir şey değişmedi; Seninle birlikte olmak istiyorum bebeğim", "Verdiğimiz sözleri unutma" gibi romantik mesajlar atan, Çıplak fotoğraflarını ve seks videolarını gönderen Pedofili(Sübyancı) öğretmen; tekrar yakalanarak yargılanıyor. Her ne kadar mahkemede; "Kendimden utanıyorum; yaptığım çok yanlıştı. Tedavi olmak istiyorum" diyerek pişmanlığını dile getirse de yedi yıl hapis cezasına çarptırılıyor.

Türk Kadın Pedofili Vakası

Henüz ergenlik öncesi ya da ergenlik çağındaki erkek çocukları cinsel açıdan çekici bulan ve onları cinsel olarak istismar eden pedofili(sübyancı) kadınların sayısı günümüzde azımsanmayacak kadar fazladır. İngiltere ve Amerika'da yapılan araştırmalar; çocuk istismarı suçlularının yüzde 20'sinin kadınlar olduğu şeklindedir.

Kayıtlara geçen çocuk istismarı suçlarının büyük kısmı erkeklere ait... Ancak son yıllarda ülkemizde de benzer kadın vakalarına rastlanıyor. Prof. Dr. Oğuz Polat; "Son yıllarda ne yazık ki daha fazla kadın pedofili vakası ile karşı karşıya kalıyoruz ki bu üzücü" diyor. Ancak çoğu zaman, bu tür vakalar gizleniyor ya da basına yansıtılmıyor. Resmi kayıtlara 'Türkiye'deki ilk pedofili vakası' olarak geçen olayda, İstanbul'da bir İşitme Engelliler Okulu’nda çalışan 35 yaşındaki kadın İngilizce öğretmeni N.N.'nin, okuldan sonra evinde ders verdiği 16 yaşındaki erkek, sağır ve dilsiz N.S.P'ye tecavüz ettiği iddia ediliyor. N.S.P.'nin ailesine; "İngilizce öğretmenimin evine okuldan sonra ders çalışmak için gittim. Önce ders çalıştık. Sonra bana dokundu. Benimle zorla birlikte oldu" demesi üzerine N.N açığa alındı. Bu vaka ile ilgili soruşturma devam ediyor. Dava açıldığı takdirde İngilizce öğretmeninin sekiz yıla kadar hapsi istenilebilecek.

Sapmanın Nedeni Duygusal Travma mı?

Peki, dünyanın neresinde olursa olsun bu kadınları böyle bir suçu işlemeye iten sebepler nelerdir?

Prof. Seligman; "Çocukları istismar eden kadınların bu davranışının arkasında karşılanamamış yoğun duygusal ihtiyaçlar, çocukluk çağında onarılmamış kırılmalar ve cinsel kimliğin oluşumu döneminde ebeveynlerle ilgili yaşanan karmaşalar olabiliyor. Çocukların cinsel istismarı gibi sapkın davranışlar, cinsel olgunlaşmanın tamamlanmadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Pedofili kadınların çocukluk çağının herhangi bir döneminde yaşadıkları duygusal travmalar, gelişimsel duraklamaya yol açıyor. Duygusal gelişimini tamamlayamayan bu kadınlar, Yetişkin Cinselliğini de yaşayamıyorlar. Dolayısıyla cinsel isteklerini doyurmak için çocukları istismar ediyorlar" diyor. Cinsel istismar konusunda uzman olan Prof. Charol Shaleshaft ise; "Bu kadınların ortak özellikleri narsist olmalarıdır. Toplumu ve diğer insanları düşünmeden kendilerinin anlık dürtülerini tatmin ediyorlar. Bu kadınların süper egoları gelişmediği için sapkın içgüdülerini kontrol altına alma mekanizmaları ne yazık ki işlemiyor. Ayrıca çocukları, kendilerini yargılayan ya da cezalandıran bir tehdit unsuru olarak görmedikleri için onlarla ilişkiye girmeyi daha güvenli buluyorlar " diyor.

Yargı ve Toplum Hoş Görüyor mu?

Küçük yaşta kız çocuklarına taciz ya da tecavüz eden erkekler ile kıyaslandığında pedofil kadınlar çok daha hafif cezalara çarptırılıyorlar. Hatta genellikle şartlı tahliye ile birkaç ay sonra serbest bırakılıyorlar. Yasaların böylesine bir çifte standardı gözetmesi, haksızlığa yol açarak kadın suçluların rehabilite edilmeden yeniden bırakılmasına ve kısa süre içerisinde aynı suçu işlemelerine sebep oluyor.

Toplumun bakış açısı ise son derece yüzeysel! Kendisinden yaşça büyük bir kadınla cinsel ilişki yaşayan erkek çocukları, arkadaşları tarafından pohpohlanıyor. Yetişkin erkekler içinse erkek çocuklarının, yaşça büyük kadınlar tarafından cinsel istismara uğraması 'gerçek bir erkek' olma yolunda atılan önemli bir adımdan ya da heyecan verici cinsel bir serüvenden başka bir şey değil!

Çocukların Yıkılan Dünyaları

Oysa cinsel istismara uğramak,  çocukların iç dünyalarında yaşam boyu kapanmayan büyük yaralara yol açabiliyor. Özellikle kendilerine yakın hissettikleri kişiler tarafından(Anne, baba, dede, dayı, teyze, hala, enişte, öğretmen, doktor) tacize ya da tecavüze uğrayan çocuklar; bu istismarı yaşam boyu çözülmesi en zor travmalardan birisi olan Ensest Travması şelkinde yaşayabiliyorlar.  Aynı zamanda bu çocukların otoriteye olan güvenleri de bir daha geri dönüşü olmaksızın tamamen sarsılıyor. Prof. Dr. Öktem cinsel istismara maruz kalan çocuklar için şunları diyor; "Özsaygının zedelenmesi, cinsellik konusunda tuhaf düşünceler, agresyon, güvensizlik ve utanma hissi, depresyon ve yabancılaşma gibi problemlerle karşı karşıya kalabilirler. İleriki yaşlarda ise ilişkilerinde güvensizlik, cinsel sorunlar, suçluluk duygusu ve depresyon gibi belirtiler yaşayabilirler.Prof Josef Spiegel, erkek çocuklarının yaşadıkları duygusal yıkımın bir kız çocuğunun yaşadığı ve atlatmakta zorlandığı travmadan hiçbir farkı yok... Bedenlerinin başkaları tarafından kullanılması hissi, güvensizlik suçluluk duygusu ve otoriye olan inançlarının yerle bir olması erkek çocuklarının psikolojik dünyalarına büyük zarar veriyor," diyor.

Yurtdışında olduğu gibi Türkiye'de de çocukların cinsel istismarının önüne geçilmesi adına toplumun ve ailelerin bilinçlendirilmesi öncelikli olarak gözetilmesi gerekir. Ceza ve yaptırımların ağırlaştırılması, erkek ve kadın pedofiller arasındaki çifte standardın önüne geçilmesi için gereklidir. Eğitim sisteminin ve görev alan yetkililerinin denetlenmesi gibi ana maddelerin de hala hayata geçirilmeyi bekliyor.

Pedofili Nedir?

Ergenlik yaşı (0-11 yaş) öncesindeki bir kız veya erkek çocuğa cinsel davranışlarda bulunma durumuna pedofili adı verilir.

Pedofillerin Genel Özellikleri Şunlardır;

Bazı pedofiller kızlar yerine erkekleri tercih ederler, bazıları ise her iki cinsi tercih ederler. Hem çocukları, hem yetişkinleri taciz eden durumda olabilirler. Pedofil cinsel ilişkiyi çocukla da denemek ister. Bazı pedofiller normal görünmelerine rağmen cinsel tercihini çocuktan yana yapmış olanlardır. Asla bu eğiliminden söz etmez ve eğilimini açıkça sergilemezler. Bu tarz pedofili bütün sosyokültürel çevrelerde ve sosyal sınıflarda meydana gelebilir. Prof. Dr. Oğuz Polat; pedofiller, gözlerden uzak, karanlıkta avını yakalamaya çalışan kimseler değillerdir. Aksine, bu kişiler herhangi birinin çok iyi bildiği bir  arkadaşı, topluma iyi entegre olmuş ve şüphe uyandırmayan birisi olabilir, diyor.

Pedofili vakalarının gerçek sayısına, aile içi pedofili (ensest) olaylarının örtülü kalması nedeniyle asla ulaşılamaz. Aile içindeki bu gerçeğin bir sorun ve sapma olarak kabul edilmemesi, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Kişilik Bölünmesi, Paranoya gibi farklı psikiyatri  hastalıklarına neden olabilir. Çok nadir sayıda kişi kendisi ve ailesine ait bu problemi sağlıklı bir görüşle ele alıp doğru yolda mücadele etmeyi seçer. Gerçeği ortaya koyduğunda karşılaşacağı problemler gerçekten çok büyük ve çok yönlüdür çünkü. Bu problemlerin ağırlığı nedeniyle gösterilen Tepkisizlik, Susma, Örtme, Saklama, Kabul Etmeme gibi psikolojik kaçınma tepkileri Akıl Hastalıkları içinde, en ağır tabloları yaratır.

Aile içi bu durumun saklanması ile nesilden nesile geçen bu sağlıksız psikolojik yapı, toplumun içinde dibi görünmeyen gizli bir buzdağına dönüşür ve bu durum Psikiyatrik Rahatsızlıkların en vahim tablosudur.

Gelişmiş ülkeler bu sorunu kabullenme ve mücadele konusunda açıklığa dayalı davranış biçimlerini az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere göre daha fazla geliştirdiklerinden kanun, tedavi ve korunma yöntemleri aşamasında pozitif ilerlemeler göstermişlerdir. Ne yazık ki çeşitli tabular, eğitimsizlik, korku, yasaklar, yetersiz hukuk yapısı ve özellikle kadının ekonomik ve sosyal olarak kendi ayakları üzerinde duramıyor olması, ülkemizde bu sorunu, sessiz bir çığ gibi görünmeden büyüyen bir duruma getirmiştir.

Bilinen ve kabul edilen taciz kriterlerinden çok daha farklı davranış biçimleri ile gözlemlenebilen pedofili davranışların, kelimelerle anlatılma aşamasına gelmesinde ciddi zorluklar yaşanır. İşi bu olan doktorlar bile yazılı raporlarında tam olarak gerçekleşen fiili dile getirmekte zorlanırlar. Sağlıklı beyin ve aklın kabul etmek istemediği korkunç gerçekler özellikle ülkemizde uzun yıllardır üzeri örtülmesi nedeniyle, korkunç rakamlara ulaşmıştır. Çok açık bir taciz gibi görünmeyen birtakım pedofilik davranışlar, mağdurun psikolojisine pek de farkına varılmayan izler bırakır.

Mücadele etmeyip susma yolunun seçilmesi ile bu izler, genel toplumsal psikolojik yapımıza yıllardır ciddi oranda zarar vermiştir. Henüz kişiliği oluşmamış çocukların pedofilik davranışlara maruz kalması akıllarında onarılmaz derin yaralar bırakır ve cinsel kimlik oluşması konusunda kendi gerçekleriyle toplumsal gerçeklerin arasında sıkışıp kalırlar. Rutin toplumsal kurallar gereği evlilik yapma durumunda kalan ve tedavi edilmeyen bu tür vakalar, kendine yapılan sapkın eylemleri yine kendi yakınlarına uygulamaya devam ederek toplumsal bir zincir şekline dönüştürebilirler. Olması gerekenle kendi gerçeği arasında sıkışıp kalan kişilikler bölünmeler yaşar ve ciddi Akıl Rahatsızlıkları’nın kurbanı olurlar. Bu rahatsızlıkların tedavisi aşamasında pedofili gerçeği çoğunlukla su üstüne çıkarılmaz ve tedavi gerçek anlamda yapılamaz. Görünen raporlarda Paranoid Kişilik, Kişilik Bölünmesi, Şizofreni, Panik Atak gibi yüzeysel isimler yer alır genellikle ve bu kısır döngü sürüp gider.

Her vakada farklı eylem ve durum sergileyen pedofili, farklı derecede iç görü taşır. Yaptığı sapkınlığı doğru kabul edip savunanlar olduğu gibi, bunun kendisine ait bir yanlış olduğunu kabullenenler arasında ciddi tedavi farklılıkları görülür. Durumunu haklı sayıp saldırganlaşanlar olduğu gibi, az da olsa hala iç görüsünü kaybetmemiş olanlar arasında görülen fark, tedavi aşamasında çeşitlilik gösterir. Bazı vakalarda sapkınlık artık kemikleşmiş ve sabitleşmiştir. Gelişmiş ülkelerde bu tür kişilere hadım etme, cinsel fonksiyonlarının tıbbi olarak engellenmesi gibi yaptırım ve cezalar uygulanmaktadır.




 



728x90


Yorum ekle

Yapacağınız yorumlar için teşekkürler. Yorumunuz admin tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile