Cinsel takıntılar nedir, cinsel takıntalın insanlar üzerindeki etkisi, tedavi şekileri nelerdir.
Cinsel takıntılar hakkındaki makalemizi Psktr.Yard. Doç.Dr. Caner Karaçay sizler için kaleme aldı.
Cinsel takıntılar dayanılması zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntı türüdür. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir. Zaman zaman danışanlarım yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odama girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘’Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum,’’ ‘’Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum,’’ ‘’Üç yaşındaki kız yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum’’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama indirirler veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.
Dindar insanlarda da cinsel takıntılar oluşabilir, özellikle de ibadet sırasında bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. 25 yaşında bir danışanım takıntılarından kurtulmak için hacca gitti, Adeta 'Kâbe’nin duvarlarında seks filmi oynuyordu,' demişti. 40 yaşında Hıristiyan dindar bir danışanım zaman zaman Hazret-i İsa ile kendisini cinsel ilişkide gördüğünü ve bundan çok utandığını anlatmıştı.
İnsanların cinsel organlarına bakma takıntısına çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa 'hafifmeşrep' damgası yemekten büyük korku duyarlar.
Hâlbuki takıntılı kişiler, ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, 'sapık' olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. 33 yaşında tesettürlü bir bayan danışanım; erkeklere bakarım, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum' takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmişti, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi.
Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu mahalleden de taşındı.
Eşcinsellik takıntıları da pek çok 'normal' erkeğin hayatını mahveden takıntılardandır. 'Ben eşcinsel miyim?' sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. 24 yaşında eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, ona saldırmak isteyen (homofobik); eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu'na ayak basmamış bir danışanım vardı.
|