Unutmadık şiiri - Murathan Mungan

Haber tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 16 Mart 2011 05:27



Murathan Mungan'ın yazdığı 'Unutmadık' şiiri.

Unutmadık

Yaralı bayramlar geçti

Mevsimler, bütün anlamlarıyla

Yüreğin koyu yerinde birikenler

Kendi takvimleriyle gelip geçtiler

Gelip geçti şehirler ve ölüler

Unutmadık

Topraktan çobanyıldızına değin

Hey yer

Her ÅŸey

Mümkündü

Nazım kadar coşkulu

Aragon kadar aşık

Lorca kadar yaralıydık

Unutmadık

Orada bir coğrafya yağmalanıyor

Orada gazetelerin ofset baskısı

Orada yeniden yazıyorlar 835 satır

Ve umudunu kaybetmeyen ÅŸehirler

Gökyüzünün karanlık kefeniyle örtük

Yıldızların delik deşik ettiği ölüleriz

Adsız ölüleriz

Adları bir coğrafya ile yan yana yazılan

Gövdelerinizi unutmadık, unutmadık hiçbirinizi

Savaşlar ve pazarlar çağıydı

Aynı silahlardı kullandığımız

Aynı çarşılar aynı kandı

Sevgiye ve kurşuna açılmayan yüreklerden geçtik

Pusu yataklarından, dağılmış bahçelerden

Viran tarihten

Uykuları çevik, namlularını oğulları gibi seven

Çocuklar gibi kusup

Kırda gelincikler gibi gülümseyen

Müsademe çocuklarını gördük

Geçip gidiyorlardı

Tarihin en uzun gecesinden

Pazarlarda aynı kan

Aynı paranın değiş tokuşunda

Karanlık çarşılar

Aynı kanlı tarih her defasında

Bir biz kaldık bu kadar içindeyken hayatın

Ölüme yakın duran

Bir de on binlerin korosunda haykıran

İntifada intifada intifada

İki güzelliğimiz vardı bizim

Ufkumuzdan inen

Ve bir daha geri dönmeyen iki güzelliğimiz

Birini kurşunlar, ötekini ofset baskılı resimler aldı

Otuz üç kurşun sıkıldı her birimize

Kutuplar kadar uzak, baba ocağı kadar yakın

Doğunun gündüz ve gecelerinde

Otuz üç yıldız

Hala ışığını gönderiyor bize

Birkaç çakmaktaşı cebimde gezdirdiğim

Birkaç karanfil

Yol için ipek, uyku için maya

Kalbiniz için

Kara bir yemin gibi çırılçıplak

Kelimeler getirdim

Kaybolmuş yüzyılların vatanında

Ölümün erken takibe aldığı çocuklar

DaÄŸlarda deÄŸilim sizinle birlik

Yalnızca mataranıza su vermeye geldim

Nazım kadar coşkulu

Aragon kadar aşık

Lorca kadar yaralı

Serap ile hakikat arası

Çağın aşamadığı uçurumlarda

Gider gelirim gider gelirim

Efsanelerin çeşitlendigi yol ağızlarindaki büyük kamaşma

Anda gizlenen zaman

AteÅŸin avesta dili

Bitkiler, otlar, kökler

Dağlanmış dil, narın rengi

On binlerin dönüştüğü uğuldarken

DoÄŸunun yeni defteri

Topraktan çobanyıldızına değin

Her yer her şey karanlık bir pusuda

Yazının, tekerleğin, tarihin

İlk çocuklarından

Ey büyük mezopotamya

İki bin yıllık gece

Dön geri bak

Kardeşlerim ölüyor kalbimin doğuşunda




 



728x90


Yorum ekle

Yapacağınız yorumlar için teşekkürler. Yorumunuz admin tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile