Nato Nedir
Haber tarafından yazıldı.   
Cuma, 18 Haziran 2010 00:59



natoNato nedir ne değildir. Tüm yönleriyle Nato !!!

NATO (İngilizce resmi: North Atlantic Treaty
Organization, Fransızca resmi: Organisation du Traité de  l'Atlantique Nord ("OTAN") ve  Türkçe: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün kısaltması) ya da Batı  İttifakı, resmen açıklanmasa da II. Dünya Savaşı sonrası oluşan politik  ayrımda, İngiliz Lord Ismay'ın deyişi ile "Rusları dışarıda, Almanya'yı alaşağı edilmiş halde ve ABD'yi içeride" tutmak için  kurulmuştur. Yani amaç salt SSCB'ye karşı  güvenlik değil, aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği için ABD'nin katkı koymasını  sağlamak, Almanya'nın yeniden  silahlandırılmasını bölgeye tehdit  oluşturmadan gerçekleştirmektir. Çünkü bilindiği gibi o dönemde ABD  kongresi ve kamuoyu ülkenin Avrupa  ülkeleri arasındaki ilişkilere karışmasını istemiyordu.

9 Nisan 1949'da Washington Antlaşması ile kurulan NATO bir kollektif savunma örgütü  olarak  bilinmektedir. Kurucu antlaşmanın özellikle üçüncü, dördüncü ve  beşinci maddeleri önemlidir. Bu  maddelerle üye ülkeler, ortak savunma  için yeteneklerini geliştirmeye, herhangi bir üyenin toprak  bütünlüğü,  siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyi ve herhangi birine  saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabul etmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu  çerçevede belki de  en önemli ve tartışmalı madde, NATO'nun görev sahasını belirleyen 6.  maddedir.  Literatürde "alan-dışılık" (out of area) kavramıyla anılan bu  düzenlemeye göre, NATO sadece sınırları  antlaşmada açıkça tarif edilen  Kuzey Atlantik bölgesinde meydana gelen saldırılara karşı işlevseldir.  Soğuk  Savaş'ın sona ermesinden sonra "esnek yorum" yöntemiyle içeriği  genişletilen bu madde, özellikle  Afganistan müdahalesiyle tamamen işlevsiz kılınmıştır.

NATO'nun kuruluşuna karşı, SSCB ve Doğu Bloğu ülkeleri kendi savunma durumlarını gözden geçirmişler ve 1955'te Federal Almanya'nın NATO'ya alınması üzerinde de Varşova Paktı'nı kurmuşlardır. Böylece Soğuk Savaş olarak anılan ve 1991'de Varşova Paktı'nın kendini lağvetmesine kadar süren kutuplaşma da iyice belirginleşmiştir. Türkiye ve Yunanistan 1952  yılında eş zamanlı olarak NATO'ya kabul edilmiştir.  Sadece demokrasi ile yönetilen Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinin bulunduğu bu ittifaka, İspanya, Franko diktatörlüğü yıkıldıktan sonra, 1982 yılında katılmıştır. Avrupa güvenliğinde ABD'nin bu denli etkili olmasına karşı çıkan De Gaulle döneminde NATO'nun askeri kanadından çekilen Fransa, Sarkozy dönemiyle birlikte NATO'yla ilişkilerini tekrar geliştirmeyi en önemli dış politika önceliklerinden birisi yapmıştır. NATO'nun etkinlği dış güvenlik ile sınırlı kalmamıştır.

1950'li  yıllarda İtalya'dan başlayarak NATO ülkelerinde gizli Özel  Harekat daireleri kurulmuştur. Gladio adı ile anılan bu birimler ülkelerdeki devrimci sol hareketler başta olmak üzere her tür muhalefete karşı bir önlem olarak oluşturulmuştur. Bu birimler aynı zamanda Derin Devlet kavramının da ortaya çıkmasında büyük rol oynamıştır. Pek çok ülkede daha sonra bu birimler ortaya çıkarılarak sorumluları yargılandıysa da, Türkiye dahil çoğu ülke bu süreci henüz yaşamamıştır. NATO, Soğuk Savaş sonrası Gladio kurumlarının dağıtıldığını iddia etse de, bu birimlerin şu anki durumu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

SSCB ve Doğu Bloğu'nun dağılması ve Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle  varlığı ve amaçları tartışma konusu olan NATO, kendine yeni hedefler ve görev sahaları edinmiştir. Bu çerçevede 1990'lar boyunca çeşitli dönüşümler geçiren NATO, 11 Eylül saldırılarını takiben iyice belirginleştiği üzere uluslararası terörle mücadeleyi ana hedef olarak belirlemiştir. Diğer yandan, doğal afetlere müdahalede harekete geçirilmesi de 2005 yılında ard arda gelen doğal afetler sonucunda gündeme gelmiştir. Üst düzey  uluslararası zirvelerin ve uluslararası spor etkinliklerinin güvenliğinin sağlanması gibi farklı faaliyetlerde de bulunmaya başlayan  NATO, "insani müdahale" olarak adlandırılan kimi askeri harekatlarda da bulunmaktadır. Yugoslav savaşları, NATO üyesi ülkelerin ayrılıkçı Hırvatlara, Boşnaklara ve Arnavutlara sunduğu açık siyasi ve askeri destekle, Yugoslavya devletinin yıkılışıyla sonuçlandı. İlk kapsamlı NATO askeri harekatları olan Kararlı Güç ve Müttefik Gücü harekatları sonrası ise, eski Yugoslavya topraklarında, NATO askeri üsleri kuruldu. Özellikle Gladio birimlerinin teker teker ortaya çıkması ve  ABD'nin Irak ve Afganistan işgallerinde oynadığı rol, NATO'ya ciddi eleştiriler yöneltilmesine sebep olmuştur. Ayrıca, BM kararlarının NATO'ya herhangi bir
etkisinin olmadığı görüldükten sonra, pek çok grup NATO'ya karşı muhalefeti arttırmışlardır. 21. yüzyıla girilirken, NATO'nun geleceği konusunda tartışmalar hala devam etmektedir.





 



728x90


Yorum ekle

Yapacağınız yorumlar için teşekkürler. Yorumunuz admin tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile